İçeriğe geç
Bursa Yorum

Hayatın merakını büyüt, burçları kendi dilinde oku

Kişisel Gelişim

Hedefe Ölçü Koymak: Büyük Hedefi Takip Edilebilir Kılmak

Ölçüsü olmayan hedef birkaç haftada kaybolur. Gerçekçi ölçüyü gözleme dayanarak belirlemenin, zaman aralığı seçmenin ve ölçüyü düzeltmenin yolları.

Selin Karaca 4 dk okuma

Hedef koymak kolay, hedefi ölçebilir hale getirmek zordur. "Daha çok kitap okuyacağım", "daha düzenli olacağım", "kendimi geliştireceğim" gibi cümleler niyet olarak samimidir ama içlerinde bir ölçü yoktur. Ölçüsü olmayan hedef, ne zaman başarıldığını da ne zaman ertelendiğini de göstermez. Bu yüzden birkaç hafta sonra sessizce ortadan kaybolur. Hedefe ölçü koymak, hevesi bir sisteme çevirmenin ilk adımıdır.

Ölçü nedir, neden şart?

Ölçü, hedefin gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmaya yer bırakmadan gösteren bir işarettir. Sayı olabilir, süre olabilir, sıklık olabilir, bazen de somut bir çıktı olabilir. "Haftada iki akşam otuz dakika okumak" ölçülüdür; "daha çok okumak" değildir. Ölçünün asıl işlevi baskı kurmak değil, belirsizliği azaltmaktır. Belirsizlik azaldığında zihin her seferinde yeniden karar vermek zorunda kalmaz ve karar yorgunluğu düşer.

Sonuç ölçüsü ile davranış ölçüsü

Hedefler iki farklı yerden ölçülebilir. Sonuç ölçüsü, varmak istediğiniz noktayı tarif eder: bir sınavı geçmek, bir belgeyi tamamlamak, belirli bir mesafeyi koşabilmek. Davranış ölçüsü ise sizin doğrudan kontrol ettiğiniz eylemi tarif eder: haftada üç antrenman, günde yirmi dakika çalışma, ayda iki uygulama denemesi. Sonuç birçok dış etkene bağlıdır; davranış ise büyük ölçüde size bağlıdır. Bu yüzden hedefi sonuçla tanımlayıp takibi davranışla yapmak en dengeli yöntemdir.

Gerçekçi ölçüyü bulmanın yolu

Gerçekçi ölçü, hayal ederek değil gözlemleyerek bulunur. En sağlıklı başlangıç, hedefi koymadan önce iki hafta boyunca mevcut durumu kaydetmektir. Şu anda haftada kaç gün yürüyorsunuz, günde ortalama kaç dakika çalışıyorsunuz, ayda kaç sayfa okuyorsunuz? Bu ölçüm, çıkış noktanızı gösterir. Yeni hedef, bu çıkış noktasının biraz üzerine konur. Sıfırdan zirveye giden bir sıçrama neredeyse her zaman ilk zorlukta kırılır.

İyi bir kural, artışı görünür ama sarsıcı olmayacak kadar tutmaktır. Haftada bir gün yürüyen biri için üç gün ulaşılabilir, yedi gün değildir. Ölçüyü belirlerken kendinize sorulacak soru şudur: "Bu hafta işler kötü giderse bile bunu yapabilir miyim?" Cevap kararsızsa ölçü yüksektir. Hedefin en kötü haftanıza göre değil ama en iyi haftanıza göre de kurulmaması gerekir.

Zaman aralığı belirlemek

Ölçü kadar önemli bir başka unsur, ölçünün hangi zaman aralığında geçerli olduğudur. Günlük ölçüler katıdır; bir gün kaçırıldığında zincir kırılır ve motivasyon düşer. Aylık ölçüler ise fazla gevşektir; ilk üç hafta hiçbir şey yapılmadan geçebilir. Haftalık aralık çoğu hedef için dengeli bir çerçeve sunar. Hafta içinde esneklik tanır ama gecikmeyi de fark edilir kılar. Büyük hedefler için haftalık ölçüyü üç aylık bir ufukla birleştirmek işe yarar.

Büyük hedefi parçalamak

Uzak ve büyük bir hedef, tek başına yön verir ama günlük kararlara rehberlik etmez. Bu yüzden hedefin bir üst katmanı ve bir alt katmanı olmalıdır. Üst katman niyeti taşır: "bir yabancı dili günlük konuşma düzeyine getirmek". Alt katman ise ölçüyü taşır: "haftada dört gün yirmişer dakika dinleme çalışması, ayda bir konuşma pratiği". Alt katman değişebilir, üst katman sabit kalır. Ölçü tutmuyorsa değiştirilecek olan hedef değil, ölçüdür.

İlerlemeyi görünür kılmak

Ölçü kaydedilmediği sürece işe yaramaz. Karmaşık uygulamalar gerekmez; bir takvim üzerine atılan işaret, bir deftere yazılan tek satır ya da telefonda basit bir not yeterlidir. Kayıt, iki iş yapar: yapılanı hatırlatır ve yapılmayanı yumuşak biçimde gösterir. Haftada bir kez beş dakikalık kısa bir gözden geçirme, kaydı canlı tutar. Bu gözden geçirmede sorulacak üç soru vardır: ölçü tuttu mu, tutmadıysa engel neydi, gelecek hafta ölçü aynı mı kalmalı?

Ölçüyü düzeltmek başarısızlık değildir

Hedef takibinde en sık yapılan hata, ölçü tutmadığında hedefi tamamen bırakmaktır. Oysa ölçü bir tahmindir ve tahminler düzeltilir. Üst üste iki hafta tutmayan bir ölçü, kişiyle ilgili değil ölçüyle ilgili bir bilgi verir. Bu durumda ölçüyü küçültmek, sürdürülebilir bir seviye bulmak ve oradan tekrar yükseltmek doğru yaklaşımdır. Küçük ama devam eden bir ölçü, büyük ama üç haftada biten bir ölçüden her zaman daha çok yol aldırır.

Aynı şekilde ölçü çok kolay geliyorsa da düzeltme gerekir. Hiç zorlamayan bir hedef ilerleme üretmez, yalnızca alışkanlığı korur. Zorluk düzeyinin doğru yeri, yapılabilir ama otomatik olmayan aralıktır.

Ölçülemeyen hedeflerde ne yapmalı?

Bazı hedefler sayıya kolay dönüşmez: daha sabırlı olmak, daha iyi dinlemek, daha az tepkisel davranmak. Bunlarda ölçü, davranışın kendisine değil onun görünür bir işaretine konur. "Bu hafta üç konuşmada karşımdakinin sözünü kesmeden dinlemek" ölçülebilir bir ifadedir. Ölçü burada mükemmelliği değil, dikkati yönlendirir. Niteliksel hedeflerde kısa yazılı notlar da işe yarar; ay sonunda geriye bakıldığında değişimin izi bu notlarda görünür.

Sonuçta hedef koymanın zor kısmı hevesin kendisi değil, hevesi bir ölçüye tercüme etmektir. İyi kurulmuş bir ölçü kişiyi suçlamaz, yönlendirir; katı değil düzeltilebilir olur; hayale değil gözleme dayanır. Bu üç özelliği taşıyan bir ölçü, büyük hedefi soyut bir dilekten çıkarıp haftalık bir işe dönüştürür. İlerleme de çoğu zaman tam olarak bu dönüşümün ardından başlar.