İçeriğe geç
Bursa Yorum

Hayatın merakını büyüt, burçları kendi dilinde oku

Hayvanlar

Geviş Getirmek Nedir? Dört Bölmeli Midenin İşleyişi

İnek, koyun ve keçi otu kendi başına sindiremez. Dört bölmeli mide, mikroorganizmalar ve saatler süren yeniden çiğneme, otun içindeki enerjiyi nasıl açığa çıkarır?

Selin Karaca 4 dk okuma

Bir merada otlayan inek ya da koyun sürüsüne baktığınızda, hayvanların uzun süre otladıktan sonra bir kenara çekilip hiçbir şey yemeden ağzını oynatmayı sürdürdüğünü görürsünüz. Bu görüntü ilk bakışta boş bir alışkanlık gibi durur; oysa hayvanın en yoğun sindirim işi tam o anda yapılmaktadır. Geviş getirmek, otun içindeki enerjiyi açığa çıkarmak için gelişmiş, sabır isteyen ve son derece verimli bir düzenin görünen yüzüdür.

Otun Sorunu: Selüloz

Çayır otlarının yapı taşı selülozdur. Selüloz, şeker birimlerinin çok sağlam bağlarla birbirine dizilmesiyle oluşur ve bu bağları çözecek sindirim salgısı memelilerde bulunmaz. Yani inek de koyun da keçi de aslında otu kendi başına sindiremez. Otun içindeki enerjiye ulaşmanın tek yolu, bu işi yapabilen mikroorganizmalarla ortak yaşamaktır. Geviş getiren hayvanların sindirim sistemi, esasen bu mikroorganizmalara sıcak, nemli ve sürekli beslenen bir yaşam alanı sunmak üzere biçimlenmiştir.

Tek Mide Değil, Dört Bölme

Halk arasında bu hayvanların dört midesi olduğu söylenir. Daha doğru anlatım, midenin dört bölmeli olmasıdır. İlk bölme en büyüğüdür ve devasa bir fermantasyon haznesi gibi çalışır. İkinci bölme, iç yüzeyi petek benzeri girintili bir yapıdır ve kaba parçaları geri göndermekle görevlidir. Üçüncü bölme katmanlı bir yapıya sahiptir ve sıvının büyük bölümünü emer. Dördüncü bölme ise bizim midemize benzer; asit ve enzim salgılayarak asıl kimyasal sindirimi burada yapar.

Otlarken Neden Çiğnemez?

Geviş getiren hayvanlar otlarken acele eder. Otu köküne yakın koparır, kabaca ıslatır ve hemen yutar. Bunun nedeni açık arazide beslenmenin riskli olmasıdır: baş yerde geçirilen her dakika, çevreyi izleyememek anlamına gelir. Hayvan bu yüzden önce mideyi doldurur, ardından güvenli ve sakin bir yere çekilir. Asıl öğütme işi, tehlikeden uzaklaşıldıktan sonra yapılır. Bu bölünmüş beslenme, otçul hayvanların açık alanda hayatta kalmasını sağlayan en önemli davranışlardan biridir.

Geviş Getirme Nasıl İşler?

Dinlenmeye çekilen hayvan, ilk bölmedeki yumuşamış yem topağını küçük parçalar hâlinde ağzına geri getirir. Bu topak yeniden ve bu kez uzun uzun çiğnenir, tükürükle iyice karıştırılır, sonra tekrar yutulur. Bir hayvan gün içinde saatlerce bu işi sürdürebilir. Amaç, bitki parçalarının yüzey alanını olabildiğince artırmaktır. Parça ne kadar küçülürse, mikroorganizmaların üzerinde çalışabileceği yüzey de o kadar genişler ve fermantasyon hızlanır.

Tükürüğün Görünmeyen Görevi

Geviş getirmenin en az çiğneme kadar önemli bir yanı tükürüktür. Bu hayvanlar günde çok yüksek miktarda tükürük üretir ve bu salgı yalnızca yemi ıslatmakla kalmaz. Tükürük hafif bazik özellik taşır ve fermantasyon sırasında ortaya çıkan asitleri dengeler. Mikroorganizmaların yaşadığı ortamın asitliği belirli bir aralıkta kalmak zorundadır; aralık bozulursa mikroorganizma topluluğu zarar görür ve hayvan hastalanır. Bu nedenle kaba yem oranı düşük, taneli yem oranı yüksek beslenme bu hayvanlarda sindirim sorunlarına yol açabilir.

Mikroorganizmalar Ne Üretir?

Fermantasyon sırasında selüloz parçalanır ve ortaya hayvanın doğrudan kullanabildiği kısa zincirli yağ asitleri çıkar. Hayvanın günlük enerjisinin büyük bölümü buradan gelir. Bunun yanında mikroorganizmaların kendileri de sürekli çoğalır ve sindirim sisteminin ilerleyen bölümlerine geçtiklerinde hayvan için değerli bir protein kaynağına dönüşür. Yani hayvan bir yandan otu, bir yandan da o otla beslenen mikroskobik nüfusu tüketmiş olur. Bu düzenin bir yan ürünü de gazdır ve hayvan bu gazı düzenli olarak dışarı verir.

Yavrularda Farklı İşleyen Bir Sistem

Yeni doğmuş bir buzağı ya da kuzu geviş getirmez. Doğumda mide bölmelerinin ilk üçü küçük ve işlevsizdir; süt, bir oluk yapısı sayesinde doğrudan dördüncü bölmeye yönlendirilir. Yavru ot ve kaba yem yemeye başladıkça ilk bölme büyür, iç yapısı gelişir ve mikroorganizma topluluğu yerleşir. Bu geçiş haftalar sürer. Yavrunun erken dönemde kaba yeme ulaşabilmesi, bu bölmenin sağlıklı gelişmesi açısından belirleyicidir.

Dişler ve Çene Hareketi

Geviş getiren hayvanların üst ön kesici dişleri yoktur; bunun yerine sert bir damak yastığı bulunur. Ot, alt kesicilerle bu yastığa bastırılarak koparılır. Azı dişleri ise geniş ve tırtıklı yüzeylidir. Çene aşağı yukarı değil, ağırlıklı olarak yana doğru öğütme hareketi yapar. Bu yüzden otlayan bir hayvanı izlerken çenenin daireler çizerek çalıştığını görürsünüz. Dişler ömür boyu aşınır ve bir hayvanın yaşı çoğu zaman diş aşınmasına bakılarak tahmin edilir.

Bu Düzenin Doğadaki Karşılığı

Geviş getirme yeteneği, otçul memelilerin çayır ve bozkır gibi besin değeri düşük ama miktarı bol alanlarda yayılmasını sağlamıştır. Aynı arazide başka hiçbir büyük memelinin ayakta kalamayacağı bir bitki örtüsü, bu sayede sürüleri besleyebilecek bir kaynağa dönüşür. Sığır, koyun, keçi, geyik, deve ve zürafa gibi birbirinden çok farklı görünen hayvanların ortak noktası da budur.

Bir merada dinlenirken ağzını oynatan hayvana bir daha baktığınızda, aslında sessizce çalışan bir biyolojik fabrikayı izlediğinizi düşünün. Otun taşıdığı enerjiye ulaşmak için hem mekanik bir öğütme hem de milyonlarca mikroorganizmanın katıldığı uzun bir kimyasal süreç gerekiyor. Geviş getirmek, bu iki işin sabırla yan yana yürütülmesinden başka bir şey değil.